GH Al blood Roportaj

GH Al blood Roportaj

Kitapokuyoruz:

klasik bir soru, niye roman ve niye böyle bir kurgu roman ?


GH Al Blood:

kağıda basılı edebiyat dönemini yaşayan son kuşak olduğumuzu düşünüyorum. İkibin seneyi çok geçkin bir geleneğin sonunu yaşıyorken, basılı roman tarzına farklı bir harf eklemek istedim herhalde.


Kitapokuyoruz:

Tabii, kitabın değişik baskı düzenlemesinden bahsediyoruz burada değil mi?


GH Al Blood:

Evet. Kitap iki farklı ve birleşemeyecekmiş gibi görünen hikayeyi; birbirinin başı ve sonu olacak şekilde kapsıyor ve bunu yaparken pek denememiş bir yol üzerinden ilerlemeye çalışıyor. Kitabın iki ön yüzü var ve devamındaki romanları tersten gelerek ortada birleşiyor. Bu dizgisel durum da kitabın anlattığı hikaye ile örtüşüyor.


Kitapokuyoruz:

Kitap tanıtımında; “çitlerden atlamayı bırakıp, uykuya dalana baktığınızda…” diye bir ifade var, onu biraz açabilir miyiz?


GH Al Blood:

Bir düşünce, bir fikir her zaman romanın temelini oluşturur. Kitap da o fikir üzerine yükselir. Bu romanda da, böyle galiba.  Uyumak için çitlerden atlayan koyunları saymak, durumunun düşüncesel uzantısı, bu fikri ortaya çıkarttı.

Yani: aslında çitlerden atlayan biz  isek, o zaman başka biri/başka bir varlık türü, bizi sayarak uykuya dalmakta/oyalanmakta. Ve bu da olabiliyorsa “biz”  aslında başka varlığın/varlıkların evcil hayvanı gibiyiz. Kollanan, üremesine izin verilen ancak kullanılan ve kullanılabilinecek durumda devam edebilmesi için evrimine müdahale edilen. Aynen bizim koyunlara yaptığımız gibi; sabah koyunyününden kazak giyer, kahvaltımız koyun sütünden peynir barındırır, öğlen yemeğinde kuzu pirzola yeriz ve gece uyumaya çalışırken çitlerden atlayan koyunları sayarız. Ya biz, başkalarının kuzuları isek?


Kitapokuyoruz:

Değişik bir bakış açısı. Peki Deccal, bu hikayenin neresinde?


GH Al Blood:

Kıyametimizin ( yaşanmış veya yaşanacak olan ) ortasında.

Emin olabileceğimiz tek şey kendi varlığımız/bilincimiz ve şu andır. Sabah uyandığımızda başka birisinin anılarını hatırlayak ve bunları kendimizin anısı olarak kabullenmiş isek aksini ispatlayamayız. Bizden başka diğer insanların bilince sahip olabildiklerine emin olamayız, hatta onların varlığını bile., Tüm algıladıklarımızı aynı şekilde olurdu ve yine de aksini ispatlayamazdık.

Şöyle düşünün; şu anda yedi milyar kişi yaşıyor( var sayıyoruz ) ve sadece bir tanesinin ( kendimizin) bilincinden eminiz. Yedi milyarda bir, çok küçük bir oran.

Ve Deccal da, geldiyse veya gelecekse onun da var olma oranı “yine yedi milyarda bir”. Çok küçük bir oran, ama ne tesadüftür ki bizim canlılar arasında bilince sahip olduğunu bildiklerimizle aynı oran. Sadece tesadüf mü?


Kitapokuyoruz:

Soru bu kadar zor ise cevabı daha da zor olmalı! Kitap bu cevaba ulaşıyor mu ve bize ne vaat ediyor?


 


GH Al Blood:

Roman kendince, tüm sorularını cevaplayarak kendini kapatıyor. Kurgusu, anlatım tarzı ve bunu yaparken kullandığı materyaller ( buna dizgi de dâhil ) şu ana kadar yazılan veya okuduklarınızdan çok farklı olduğuna inanıyorum. Ve kitap, hikâyesi ile gerçekten insanı bitirmek üzere yazıldı.

21.12.2012 te beklenen kıyametten önce okuyun veya 21.12.2012 den sonra seyredin.


 






İrtibat & Düzenleme : Süleyman TURAN


 







Bilinçli Bir Toplum Adina! 2007-2011 KitapOkuyoruz.com
Sitedeki yazilarin tüm haklari ve sorumlulugu yazi sahiplerine aittir.
Yazilarin izin alinmadan kopyalanmasi ve kullanilmasi 5846 sayili Fikir ve Sanat Eserleri Yasasina göre suçtur
.
kitap ucuz kitap yeni kitaplar en çok satan kitaplar çok satan kitaplar Yemek Tarifleri


Takip Edilenler
Puanlananlar
Röportajlar
Yardim Bekleyen Okullarimiz (!)
Tesekkürler