Çok benziyoruz

Çok benziyoruz

‘Karnak Cafe’de siyasal eleştiriyi de yanına almış Necip Mahfuz. Ama ne bir siyasetçi ne de bir eleştirmen kimliğine bürünmüş. Bir yazar ve edebiyatçı olarak gerektiği yerden gerekli mesafeden bakmış olaylara
Necip Mahfuz, Karnak Kafe’den Mısır’a bakmış. Arap insanının toplumsal tarihini temel alarak, daha doğrusu bir toplumun şimdisini uzak-yakın geçmişte yaşadıklarıyla anlatmayı benimseyen önemli bir yazar Necip Mahfuz. Kahire Üçlemesi ve ardından Cebelavi Sokağının Çocukları’yla tanınan Mahfuz’u farklı kılanın, insanı yaşadığı toplumsal süreçlerden soyutlamayarak, aksine bunu temel alması gösterilebilir. Cebelavi Sokağının Çocukları’nda, bunun üst boyutta bir örneğini veren Mahfuz, Karnak Kafe’de, bunu daha da rafine bir şekle dönüştürmüş. Bu kez siyasal eleştiriyi de yanına almış Mahfuz, ama ne bir siyasetçi kimliğine bürünmüş ne de bir eleştirmen. Bir yazar ve edebiyatçı olarak gerektiği yerden gerekli mesafeden bakmış.


Mısır devletinin önemli dönüm noktalarından biri olan 1952 Devrimi’nin masaya yatırıldığı demeyelim de etkilerinin konu edildiği ve ardından 1967’de gerçekleyen Arap-İsrail Savaşı’nın neden olduğu yıkım üzerine kurulmuş Karnak Kafe. Bilindiği gibi 1952’de devrimci karakterli bir Arap milliyetçi hareketi olan Nasırizm, demokratikleşmeyle ilgili beklentileri karşılamadığı gibi hayal kırıklığına neden olmuş, onun ardından da 1967’lerde gelen Arap-İsrail Savaşı da ikinci büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştı.


Karanlığın mantığı


Kitapta, tesadüfi bir şekilde keşfedilen bir yer olarak belirmiş Karnak Kafe. El-Mehdi Sokağı’ndaki söz konusu küçük kafeye giden anlatıcımız orada Kurunfula’yı, yani kafenin sahibini görerek etkilenecektir. Zira 1940’ların gözde dansözlerinden Kurunfula, tanıdığımız ilk önemli figür olacaktır. Dansı bırakmış ve kendine tümüyle farklı bir hayat kurgulamış olan Kurunfula, geçmişten getirdiği azamet ve kendine has özellikleriyle kafede kendisine hayran bir birkaç kişilik topluluğun yanı sıra öğrenci topluluğu da oluşturmuştur.


Tamamen bir tesadüf sonucu Karnağı keşfeden anlatıcımız da Kurunfula’nın cazibesine kapılanlardan biridir. Ancak, anlatıcımızın ilgi noktası giderek genişleyecek ve Kurunfulayla birlikte öğrenci topluluğuna kayacaktır. Zira ülkenin bütün nabzı bu toplulukta atmaktadır. Daha doğru bir deyişle, söz konusu gençler ülkenin toplumsal tarihini olduğu kadar, tüm kültürel arka planı, geleceğe dair umutları, toplum olarak yaşananları temsil etmektedirler. Söz konusu küçük topluluğun çeperi zaman zaman genişlese de temel olarak bütün olaylar onların çevresinde dönecektir. Kafenin müdavimleri olarak tanıştığımız diğer tipler ise Kurunfula’nın geçmiştin getirdiği hayranlarıdır. Orada adeta vazgeçilmez bir dekor işlevi görürcesine hep vardırlar ve ülkenin yaşadıklarından etkilenen sıradan vatandaşı temsil ederler. Bir gün gençler ortadan kaybolacak ve Kurunfula başta olmak üzere kafenin neşesi ve rutini bozulacaktır. Kısa bir sonra çıkıp tekrar geleceklerdir.

Tekrar gelmelerine rağmen eskisi gibi olmadıklarını ilk fark eden, Hilmi Hamada’ya âşık olan ve onunla ilişki yaşayan Kurunfula olacaktır. Yalnız bu başlangıçtır. Gençlerin sürekli kaybolarak, tekrar ortaya çıkmaları, ülkede yaşanan karmaşa ve şiddetin göstergesidir.


Baskıcı zihniyetin insanlar üzerinde yaptığı tahribatın boyutları alabildiğine genişlemiştir. Bunu da en iyi Zeynep Diyab ve İsmail el-Şeyh karakterlerine yapılanlar üzerinden izleriz. Cellatlarını anlayışla karşılayan ve onlara karşı çıkamayacak kadar içleri boşaltılan insanlar vardır karşımızda.
Kitapta tanık olduğumuz her işkence sürecinde karanlığın baş figürü olarak karşımıza çıkan Halit Safvan’ın olayları yönetmesindeki mantık ilginçtir. Her ne kadar karanlığın direktörü gibi davransa da, Safvan’ın da kurbanlardan bir farkı olmadığını hâkim bir mantığa göre hareket ettiğini, kendilerine yabancılaşmış paranoyaklaşmış insanlar topluluğunun bir parçası olduğunu anlarız. Bir de anlatılan bir başka toplum, olmasına rağmen niye bu kadar çok birbirimize benzediğimizi de anlarız.

Aysel SAĞIR
RADİKAL




Haber Ekleyen : Uğur Adsay

Okunma : 831

Yorum : 0
Bu Habere Yorum Yaz
Bu Haberi Facebook'ta Paylaş Bu Haberi Twitter'da Paylaş Bu Haberi Friendfeed'te Paylaş Bu Haberi MySpace'te Paylaş




 :: Yazilan Yorumlar
    Sadece Üyeler Yorum Yazabilir

Henüz bir yorum eklenmemistir.



Bilinçli Bir Toplum Adina! 2007-2011 KitapOkuyoruz.com
Sitedeki yazilarin tüm haklari ve sorumlulugu yazi sahiplerine aittir.
Yazilarin izin alinmadan kopyalanmasi ve kullanilmasi 5846 sayili Fikir ve Sanat Eserleri Yasasina göre suçtur
.
kitap ucuz kitap yeni kitaplar en çok satan kitaplar çok satan kitaplar Yemek Tarifleri


Takip Edilenler
Puanlananlar
Röportajlar
Yardim Bekleyen Okullarimiz (!)
Tesekkürler